Hendek, çok küçük bir bölümü Karadeniz Bölgesi, daha büyük bölümü Marmara Bölgesi sınırları içinde kalan, İdari olarak Sakarya İli’ne bağlı bir ilçedir. 1907 yılında belediye olan Hendek, 1926 yılında Kocaeli İli’ne bağlı bir ilçe olarak yapılanmış, 1954 yılında merkezi Adapazarı olmak üzere oluşturulan Sakarya İli’ne dahil edilmiştir. İlçe’nin bugünkü kaymakamı Mustafa Ayhan, Belediye Başkanı Ali İnci’dir.
2009 Yılı İlçe toplam nüfusu 74.084’dür. Bunun 44.418 i ilçe merkezinde, geri kalan 29.666 kişisi köylerde yaşamaktadır.
Topraklarının büyük bölümünü Hendek Ovası oluşturur. Marmara ve Karadeniz bölgeleri arasında bir geçiş alanı niteliği taşıdığından çok yağış alır. Güneydeki Samanlı Dağları ile kuzeydeki Çam Dağı ormanlarla kaplıdır. Dağların arasındaki platoların dışında da çeşitli yüksekliklerde yaylalar vardır. İlçe topraklarının sularını, Karasu ile doğuda ilçenin doğal sınırını çizen Sakarya Irmağı ve onun kolu Mudurnu Çayı toplar. Bu akarsular ve kolları boyunca irili ufaklı, verimli tarım alanları uzanır.
İlçe, eski E-5 yeni adı ile D-100 Karayolu üzerinde İstanbul´a 170 km, Ankara´ya 275 km. Adapazarı´na 30 km. kurulmuştur. TEM Otoyolu da güneyinden geçip deniz seviyesinden yüksekliği 175 metredir. Sakarya merkezin 10 metropol ilçesinden biridir.2008 yılına göre nüfusu 45.017′dir, köyleriyle beraber toplam nüfusu 74.607′dir.
Cumhuriyet´ten sonra Tekel kurulmuş uzun yıllar tek sanayi kuruluşu olarak varlığını sürdürmüştür. Hendek halkı, tütüncülerin yüzde bir bağışları ile 1945-1946 yılında Hendek Ortaokulu’nu kurmuştur. Bu okul eski bir hamamın temelleri üzerine kurulmuştur. Bu hamam ve aynı yerdeki binada eskiden Hendek Rüştiyesi bulunmaktaydı.
İlçeyi çevreleyen dağlarda akan su kaynakları üzerine tüm çevre illere dağımı yapılan fabrikalar kurulmuştur. Türkiye’nin önde gelen firmalarından olan Aytaç Su, Kardelen Su, Flora Su kaynakları ve fabrikalarının bulunmasının yanında, ilçe sınırlarında bulunan Uludere mevkiinden de içme suyu temin edilmektedir.
Büyük şehirlere yakınlığı ve doğal yapısının müsait olması nedeniyle geçtiğimiz yılarda ilçede büyük bir Organize Sanayi Bölgesi kurulmuş olup, burada yoğun bir fabrikalaşma başlamış ve ilçe sanayi şehri görünümüne kavuşmuştur.
Ülkenin her köşesinde karayolu ile ulaşım her an mümkün olup, nakliyecilik de gelişmiştir. Yurt içi ve yurt dışı taşımacılığında ilçedeki araçların katkısı büyüktür. İlçedeki tır taşımacılığı hayli ilerlemiştir. İlçe halkı önceden tütün rençperliği ile geçinirken, bugün geçiminin büyük bir bölümünü fındık üretimi ile sağlamaktadır. İlçe halkı günlük ihtiyaçlarını Salı günleri kurulan sebze, meyve ve giyim pazarından karşılamaktadır.
İlçede Sakarya Üniversitesi´ne bağlı olarak Eğitim Fakültesi ile Meslek Yüksek Okulu eğitim vermekte, bu okullarda 6300 civarında öğrenci okumakta ve öğrneciler ilçe ekonomisine büyük ölçüde katkıda bulunmaktadır.
Hendek’in verimli ve sulak topraklarında yetiştirilen başlıca ürünler mısır, buğday, şeker pancarı, fındık, patates, elma, soğan ve az miktarda tütündür. Ovalık kesimlerde sığır, yaylalarda ise koyun beslenir.
Hendek’in gerek ismi gerekse ilk yerleşim zamanı tartışmaya açık bir konudur.
Hendek; Sakarya’nın doğusunda, Düzce İli ile komşudur. XVI. Yüzyıl’da gelişme gösteren ve daha önce Akyazı’ya bağlı Hendek diye işaret edilen kasabadır. Kızıl Ahmedlilerden Mustafa Paşa’nın yaptırdığı han/kervansaray ile göze çarpmaya başladı. Ayrıca yeni cadde üzerinde oluşu nedeniyle çevre köylerinin toplandığı mekân olmuştur. Bu nedenle, Han Dağı pazarı denilmiştir. Hendek adı da zamanla Han-Dağ’dan türetilmiştir.
Daha sonra da Köprülü Mehmet Paşa Hendek’in gelişmesinde, büyümesinde rol oynadı. İsazâde’nin yazdığına göre büyük bir han yaptırmış, Darûlhâdisi yanında da Karban saray bina ettirmişti. J.A. Cramer, Hendek ile Lateas’ın aynı yer olduğunu yazmaktadır. Buradan geçen gezginler de aynı görüşü paylaşmaktadırlar. Evliya Çelebi, “Hendek Bazarı” ile Hendek’ten bahsetmekte ve şunları kaydetmektedir: “Ormanlı, dağlı, pazarlı güzel bir kasabacıktır. Yüzeli akçelik kazadır. Yeniçeri serdarı, kethüda yeri, subaşısı vardır. Burada, bir çamurlu meşhur bataklık bulunur ki üzerinde uzun bir tahta köprü vardır”. Sieur de Boullaye, Ainsworth, E. Smith de Candac imlâsı ile kaydettiği Hendek, uzun zaman Akyazı ile birlikte resmi belgelere geçmiştir.
Coğrafi yapısı, yumuşak iklimi ile son yüzyılda çok çeşitli milletleden göç almış oluşumu Hendek mutfağının zenginleşmesinde en büyük rolü oynar. Ayrıca büyük şehirlere yakınlığı, ana ulaşım yolları üzerinde bir kavşak oluşturması da, çeşitli kültürlerden etkilenmesine yol açmıştır. Hendek mutfağınının ana yemekleri yaprak sarma dolma, sulu prinçli köfte, soğan oturtması, prinçli mancar, sütlü üzüm ve tarhana gibi sayabiliriz.
Ayrıca bölgedeki Manav, Abhaz, Çerkes, Arnavut ve Gürcü, insanlarının birbirinden değişik ve çeşitli birçok yöresel yemek çeşidini de bu bölgede yaydıkları bilinmektedir.
Mesela Abhazların ünlü yemekleri; cevizli tavuk, farklı bir kuru fasulye yemeği agudırşışı, yoğurtla yapılan yemekleri sızbal, mısır unundan yapılan abısta, çeşitli et yemekleri ve haluja’dır. Tsilikhita, luşi kvaneyi, tsattsipelli, laz böreği vb. yiyecekler, Laz Gürcü mutfağından bu yöreye kadar gelmiştir.ayrıca hamsili pilavın kökeninin hendek olduğu birçok kaynakta belirtilmiştir.
Günümüze Kadar Hendek’te Görev Yapmış Kaymakamlar ve Görev Yılları:
| Görev Zamanı | Kaymakam |
| 29 Ağustos 2009 – .. | Mustafa Ayhan |
| 24.10.2005 – Ağustos 2009 | Harun Kaya |
| 06.10.2002-17.10.2005 | Ahmet Büyükçelik |
| 09.09.1997-25.08.1999 | Halit Deveci |
| 06.06.1992-26.08.1997 | Erdoğan Aygenç |
| 04.09.1989-03.08.1992 | Birol Güngör |
| 16.11.1987-04.08.1989 | Mehmet Özcan |
| 1984-1987 | Mustafa Pekdemir |
| 1982-1984 | Akif Tığ |
| 1980-1982 | İsmet Bahadırlar |
| 1978-1980 | Hasan Kır |
| 1976-1978 | Ergün Doğanay |
| 1973-1976 | Turgut Fırat |
| 1968-1972 | Süreyya Şehitoğlu |
| 1965-1968 | Hayrettin Güven |
| 1961-1965 | Cemil Sorgut |
| 1960-1961 | Remzi Zarakol |
| 1956-1960 | İrfan İplikçi |
| 1953-1956 | Nazım Peştemalcı |
| 1952-1953 | Şahap Fendikoğlu |
| 1950-1952 | İ. Nabi Ersaka |
| 1947-1950 | Hadi Şanan |
| 1945-1947 | Hamdi Bülbülkaya |
| 1943-1945 | Nihat Aksoy |
| 1941-1942 | Esat Onat |
| 1940-1941 | Tevfik Noyan |
| 1936-1940 | Şükrü Yalçın |
Kaynak : Vikipedi